<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-7991143317521028890</id><updated>2012-02-16T06:48:10.036-08:00</updated><title type='text'>ÇERÇEVEME YANSIYANLAR</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://serdardonmez.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7991143317521028890/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serdardonmez.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>koceroman</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>7</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7991143317521028890.post-4894320982711419558</id><published>2010-02-07T15:50:00.000-08:00</published><updated>2010-02-07T16:03:50.888-08:00</updated><title type='text'>Bir Organ Nakli Gibi Sevmiştim Seni</title><content type='html'>Bir organ nakli gibi sevmiştim seni;&lt;br /&gt;Çürük gözlerine bağışlanan ellerim,&lt;br /&gt;Yırtık dudaklarına bağışlanan şiirlerim..&lt;br /&gt;Darmadağın kadınların,darmadağın ettiği erkekler gibi&lt;br /&gt;Sevmiştim seni...&lt;br /&gt;Çok eskitilmiş bir aşkın hatırlanması,&lt;br /&gt;Sevgilinin resmi karşısında çocuksu bir iç kanaması&lt;br /&gt;Aslında işin açıkçası;&lt;br /&gt;Rüzgarın fırtınaya dönüşmesi gibi&lt;br /&gt;Hayatına yönelik bombalı bir saldırı gibi&lt;br /&gt;Geriye çekilirken herkesi öldürmek gibi&lt;br /&gt;Sevmiştim seni...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ruhum kan kaybederken nasıl tutarım seni şimdi deniz gibi,&lt;br /&gt;Neticesi olmayan herhangi bir sebep gibi&lt;br /&gt;Ortalık yerde durup dururken&lt;br /&gt;Sevmiştim seni...&lt;br /&gt;Atlara kalırsa çoktan kaybettik savaşı,&lt;br /&gt;Mızraklar kırıldı,kalkanlar delindi,ganimetler paylaşıldı.&lt;br /&gt;Kasaba meydanında birbirini dövmekten&lt;br /&gt;Yorulan iki kovboy gibi,&lt;br /&gt;Bir tabancanın namlusuyla tetiğiyle,&lt;br /&gt;Kendisinden farklı,&lt;br /&gt;Kendisinden ayrı,&lt;br /&gt;Bir silahın şarjöründe tanışan iki soğuk mermi gibi,&lt;br /&gt;Aynı bedene sıkılan iki el kurşun gibi,&lt;br /&gt;Katille kurban arasında o birkaç saniyelik telaşla&lt;br /&gt;Sevmiştim Seni...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçük İskender&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7991143317521028890-4894320982711419558?l=serdardonmez.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serdardonmez.blogspot.com/feeds/4894320982711419558/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://serdardonmez.blogspot.com/2010/02/bir-organ-nakli-gibi-sevmistim-seni.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7991143317521028890/posts/default/4894320982711419558'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7991143317521028890/posts/default/4894320982711419558'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serdardonmez.blogspot.com/2010/02/bir-organ-nakli-gibi-sevmistim-seni.html' title='Bir Organ Nakli Gibi Sevmiştim Seni'/><author><name>koceroman</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7991143317521028890.post-9027666643870715373</id><published>2010-01-22T12:35:00.000-08:00</published><updated>2010-02-05T08:02:44.421-08:00</updated><title type='text'>ÖMER HAYYAM</title><content type='html'>Benimde beğenerek izlediğim son zamanların ünlü dizilerinden EZEL'de bahsi sık sık geçen ve herkesin merak ettiği Hassan Sabbah zamanında yaşamış ünlü bir isim daha var....&lt;br /&gt;Adı Ömer HAYYAM, bu yazımda hem onu tanıtmak hem de beğendiğim dörtlüklerini yazmak istedim. İlerde bir gün Hasan SABBAH'a ve yıllar önce okuduğum Alamut Kalesi romanına da değinmeyi düşünmüyor değilim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;ÖMER HAYYAM KİMDİR &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;(Ebul Feth Ömer bin Ibrahim; Ömer Hayyam da denir), Bu günkü iran sinirlari içinde yasamis Türk Sair ve bilginidir (Nisapur 1044.ay.y 1123/1136). Hayati, gençlik yillari kesinlikle bilinmiyor. Elde bulunan eserlerinden, hayatiyla ilgili olaylari anlatan bazi kitaplardan, felsefe, matematik ve astronomi konularinda çalistigi, bu alanlarda düzenli bir ögrenim gördügü anlasilmaktadir. Hayyam ("Çadirci") takma adini, atalarinin çadircilik yapmalari yüzünden aldigi söylenir. Ömer Hayyam, zamaninda daha çok bilgin olarak ün kazandi. Iran'in, Selçuklular yönetiminde oldugu bir zamanda yetisen Hayyam, Horasan ülkesindeki büyük Sehirleri, Belh, Buhara ve Merv gibi bilim merkezlerini gezdi, birara Bagdat'a da gitti. Zamaninin hükümdarlarindan, özellikle selçuklu sultani Meliksah ve Karahanlilardan Semsülmülk'ten büyük yakinlik gördü. Saraylarinda, meclislerinde bulundu. Residüddin'in "Cami-üt-Tevarih" adli eserinde anlattigina göre Nizamülmülk ve Hasan Sabbah, Ömer Hayyam ile okul arkadaslariydilar. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Gerek Hayyam'in zamaninda, gerek sonarki çaglarda yazilan kaynaklarda çaginin bütün bilgilerini edindigi, o alanlarda derin tartismalara girdigi, fikih, ilahiyat, kiraat, edebiyat, tarih, fizik ve astronomi okuttugu yazilidir. Ebu'l Hasan Ali El-Beyhaki onun çok bilgili bir kimse oldugunu, fakat müderrislik hayatinin pek basarili olmadigini bildirir. Ayrica Zemahseri ile uzun boylu tartismalara giristigini, onun derslerine bile devam ettigini, Zemahseri'yi, bilgi bakimindan begendigini yazar. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hayyam'in fizik, metafizik, matematik, astronomi ve siir konularinda degisik eserleri vardir. Bunlar arasinda Ibni sina'nin Temcid (Yücelme) adli eserinin yorum ve tercümesi de yer alir. Zamaninda, bir bilgin olarak ün kazanan Ömer Hayyam'in edebiyat tarihindeki yerini saglayan, sonraki yüzyilarda da dogu islam dünyasinin en büyük Sairlerinden biri olarak anilmasina yolaçan Rubaiyat'idir (Dörtlükler). Ömer Hayyam, iran ve dogu edebiyatinda rubai türünün kurucusu sayilir. Sonralari aralarina baskalarinin eserleri de karsian bu rubailer iki yüz kadardir. Hayyam, oldukça kolay anlasilan, yumusak, akici, açik ve seçik bir dil kullanir. siirlerinde gerçekçidir. Yasadiklari, gördüklerini, çevresinden, zamanin gidisinden aldigi izlenimleri yapmaciga kapilmaksizin, oldugu gibi dile getirir. Ona göre, gerçek olan yasanandir, dünyanin ötesinde ikinci bir dünya yoktur. Insan, yasadikça gerçektir, gerçek ise yasanandir. En sasmaz ölçü akil ve sagduyudur. insan bir akil varligidir. Gerçege ancak akil yolu ile ulasilabilir. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Onun siirinde zamanin haksizliklari, softaliklari, akil almaz saçmaliklari ince, alayli, igneleyici bir dille yerilir. Dörtlüklerinin konusu ask, sarap, dünya, insan hayati, yasama sevinci, içinde bulundugumuz geçici dünyanin tadini çikarma gibi insanla  yogun bir baglanti içinde bulunan gerçek eylem ve davranislardir. Siirlerinde isledigi konulara, çokluk felsefe açisindan bakar. Ask, sevinç, hayatin tadini çikarma, Hayyam'a göre vaz geçilmez insan duygularidir, insan hayatinin ana dokusu bunlarla örülüdür. Bazi dörtlüklerinde filozofça derin bir sezgi, açik ve seçik bir insan severlik duygusu, gösteristen, asiriliktan uzak bir yasama anlayisi görülür. Hayyam kendisinden sonra gelen pek çok sairi etkilemis, rubai alaninda tek örnek olarak benimsenmistir. Bati ülkelerinde adina bir çok dernek kurulmus, rubaileri bütün bati dillerine, bu arada birçok defa Türkçeye Rubaiyat-i Hayyam, Hayyam'in Rubaileri, Ömer Hayyam ve Rubaileri, Dörtlükler adi altinda tercüme edilmistir.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;SEÇTİĞİM DÖRTLÜKLERİ&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dert içinde sevinci bul da yaşa&lt;br /&gt;Haksız düzende haklı olda yaşa&lt;br /&gt;Sonu nasıl olsa yokluk dünyanın&lt;br /&gt;Varından yoğundan kurtulda yaşa&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-------------------------------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgili bir başka güzelsin bugün&lt;br /&gt;Ay gibisin, pırıl pırıl gülüşün&lt;br /&gt;Güzeller bayram günleri süslenir&lt;br /&gt;Seninse bayramları süsler yüzün&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;------------------------------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Niceleri geldi, neler istediler&lt;br /&gt;Sonunda dünyayı bırakıp gittiler&lt;br /&gt;Sen hiç gitmeyecek gibisin değil mi&lt;br /&gt;O gidenlerde hep senin gibiydiler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-------------------------------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yel eser, umutlar savrulur gider;&lt;br /&gt;Sensiz, bensiz kalır bağlar bahçeler;&lt;br /&gt;Altın gümüş nen varsa harcamaya bak&lt;br /&gt;Ölür gidersin, düşmanın yer&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;--------------------------------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçin temiz olmadıktan sonra&lt;br /&gt;Hacı, hoca olmuşsun kaç para&lt;br /&gt;Hırka, tesbih, post, seccade güzel&lt;br /&gt;Ama tanrı kanar mı bunlara?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;--------------------------------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hem sana el değdirmeğe elim varmaz,&lt;br /&gt;Hem sensiz aldığım nefe, nefes olmaz;&lt;br /&gt;Bir garip dert bu, kimseye de açılmaz:&lt;br /&gt;Bir zehir zakkum ki, tadına da doyum olmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;---------------------------------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uğrunda dertlere düştüğüm sevgili&lt;br /&gt;Bir başkasına tutulmuş, o da dertli;&lt;br /&gt;Derdimin dermanı kendi derdinde:&lt;br /&gt;Hekim hasta olunca kime gitmeli?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;---------------------------------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yalnız bilgili olmak değil adam olmak;&lt;br /&gt;Vefalı mı değil mi insan, ona bak.&lt;br /&gt;Yücelerin yücesine yükselirsin&lt;br /&gt;Halka verdiğin sözün eri olarak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;---------------------------------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya yıldıramazsın beni ne yapsan;&lt;br /&gt;Ölümden de korkmam, er geç ölür insan.&lt;br /&gt;Ölmemek elimizde değil ki bizim:&lt;br /&gt;İyi yaşamamak beni tek korkutan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;---------------------------------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şarabın adı kötüye çıkmış, kendi hoş,&lt;br /&gt;Hele bir güzelle içersen daha bir hoş;&lt;br /&gt;Harammış şarap, olsun, bana göre hava hoş:&lt;br /&gt;Hem, bana sorarsan, haram olan her şey hoş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;---------------------------------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeryüzünü gül bahçesine çevirmekten&lt;br /&gt;Daha güzeldir bir insanı sevindirmen.&lt;br /&gt;Bin kulu azat edenden daha büyüktür&lt;br /&gt;Bir hür insanı iyilikle kul edebilen.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;--------------------------------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tekkede, medresede, manastırda, kilisede,&lt;br /&gt;Bir cennet cehennem kaygısıdır sürüp gitmede.&lt;br /&gt;Oysa yüce varlığın sırlarına eren kişi&lt;br /&gt;Bunların tohumunu uğratmaz düşüncesine.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;--------------------------------------&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7991143317521028890-9027666643870715373?l=serdardonmez.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serdardonmez.blogspot.com/feeds/9027666643870715373/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://serdardonmez.blogspot.com/2010/01/omer-hayyam.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7991143317521028890/posts/default/9027666643870715373'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7991143317521028890/posts/default/9027666643870715373'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serdardonmez.blogspot.com/2010/01/omer-hayyam.html' title='ÖMER HAYYAM'/><author><name>koceroman</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7991143317521028890.post-838664565769255550</id><published>2009-12-21T09:35:00.000-08:00</published><updated>2010-02-05T08:02:57.995-08:00</updated><title type='text'>HAYALİMİZDEKİ GÜNLERE</title><content type='html'>Ellerim buz keser senin yokluğunda,&lt;br /&gt;Keşke derim yanıbaşımda olsada alsa avuçlarının içine,&lt;br /&gt;Paylaşsak soğuğu ve sıcağı birlikte,&lt;br /&gt;Baksa gözlerimin içine ,&lt;br /&gt;İçi içini yese acaba bişeye mi üzüldü diye düşünürken,&lt;br /&gt;Ben ona dair güzelliklerden fısıldasam kulaklarına,&lt;br /&gt;Bir gün herşeyin hayalimizdeki gibi olduğu günlere gitsek sonsuzluğa aksak...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7991143317521028890-838664565769255550?l=serdardonmez.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serdardonmez.blogspot.com/feeds/838664565769255550/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://serdardonmez.blogspot.com/2009/12/hayalimizdeki-gunlere.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7991143317521028890/posts/default/838664565769255550'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7991143317521028890/posts/default/838664565769255550'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serdardonmez.blogspot.com/2009/12/hayalimizdeki-gunlere.html' title='HAYALİMİZDEKİ GÜNLERE'/><author><name>koceroman</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7991143317521028890.post-2044359880559521110</id><published>2009-12-20T13:23:00.000-08:00</published><updated>2010-02-05T08:03:11.948-08:00</updated><title type='text'>ACI AŞK Filmi üzerine</title><content type='html'>&lt;span style=";font-family:georgia;font-size:100%;"  &gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_9gm0JnCzx5s/Sy6fAoO7b7I/AAAAAAAAACU/qsqGyS5-lsk/s1600-h/ask_acisi_haber.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 422px; height: 290px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_9gm0JnCzx5s/Sy6fAoO7b7I/AAAAAAAAACU/qsqGyS5-lsk/s320/ask_acisi_haber.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5417442234922135474" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:arial;font-size:100%;"  &gt;&lt;a target="_blank" style="color: rgb(220, 102, 9);" href="http://www.sinemalar.com/film/48045/Aci-Ask/"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;                                                                                                 &lt;p  style="color: rgb(0, 0, 0);font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b&gt;Yapım: &lt;/b&gt;&lt;a target="_blank" style="color: rgb(220, 102, 9);" title="2009 Yılında Yapılan Filmler" href="http://www.sinemalar.com/filmler/yil_2009/"&gt;2009&lt;/a&gt;                                   &lt;a target="_blank" style="color: rgb(220, 102, 9);" title="Türkiye Filmleri" href="http://www.sinemalar.com/filmler/ulke_2522/"&gt;Türkiye&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;                                                                                  &lt;/p&gt;                                                                 &lt;p  style="color: rgb(0, 0, 0);font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b&gt;Tür: &lt;/b&gt;&lt;a target="_blank" style="color: rgb(220, 102, 9);" title="Dram Filmleri" href="http://www.sinemalar.com/filmler/tur_562/"&gt;Dram&lt;/a&gt;                 ,                                 &lt;a target="_blank" style="color: rgb(220, 102, 9);" title="Polisiye Filmleri" href="http://www.sinemalar.com/filmler/tur_570/"&gt;Polisiye&lt;/a&gt;                 ,                                 &lt;a target="_blank" style="color: rgb(220, 102, 9);" title="Romantik Filmleri" href="http://www.sinemalar.com/filmler/tur_571/"&gt;Romantik&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;                                                                                  &lt;/p&gt;                                                                 &lt;p  style="color: rgb(0, 0, 0);font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b&gt;Oyuncular: &lt;/b&gt;&lt;a target="_blank" style="color: rgb(220, 102, 9);" title="Cansu Dere" href="http://www.sinemalar.com/sanatci/26950/Cansu-Dere/"&gt;Cansu Dere&lt;/a&gt;                 ,                                 &lt;a target="_blank" style="color: rgb(220, 102, 9);" title="Halit Ergenç" href="http://www.sinemalar.com/sanatci/25616/Halit-Ergenc/"&gt;Halit Ergenç&lt;/a&gt;                 ,                                 &lt;a target="_blank" style="color: rgb(220, 102, 9);" title="Ezgi Asaroğlu" href="http://www.sinemalar.com/sanatci/51431/Ezgi-Asaroglu/"&gt;Ezgi Asaroğlu&lt;/a&gt;                 ,                                 &lt;a target="_blank" style="color: rgb(220, 102, 9);" title="Ozan Osmanpaşaoğlu" href="http://www.sinemalar.com/sanatci/105688/Ozan-Osmanpasaoglu/"&gt;Ozan Osmanpaşaoğlu&lt;/a&gt;                 ,                                 &lt;a target="_blank" style="color: rgb(220, 102, 9);" title="Songül Öden" href="http://www.sinemalar.com/sanatci/41576/Songul-Oden/"&gt;Songül Öden&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;                                                                  &lt;/p&gt;                                                                                                 &lt;p  style="color: rgb(0, 0, 0);font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b&gt;Yönetmen: &lt;/b&gt;&lt;a target="_blank" style="color: rgb(220, 102, 9);" title="A. Taner Elhan" href="http://www.sinemalar.com/sanatci/229362/A-Taner-Elhan/"&gt;A. Taner Elhan&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;                                                                                  &lt;/p&gt;                                                                 &lt;p  style="color: rgb(0, 0, 0);font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b&gt;Senaryo: &lt;/b&gt;&lt;a target="_blank" style="color: rgb(220, 102, 9);" title="Onur Ünlü" href="http://www.sinemalar.com/sanatci/27105/Onur-Unlu/"&gt;Onur Ünlü&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;                                                                                  &lt;/p&gt;                                                                                                 &lt;p  style="color: rgb(0, 0, 0);font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b&gt;Yapımcı: &lt;/b&gt;&lt;a target="_blank" style="color: rgb(220, 102, 9);" title="Timur Savcı" href="http://www.sinemalar.com/sanatci/35226/Timur-Savci/"&gt;Timur Savcı&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;                                                                                  &lt;/p&gt;                                                                 &lt;p  style="color: rgb(0, 0, 0);font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b&gt;Görüntü Yönetmeni: &lt;/b&gt;&lt;a target="_blank" style="color: rgb(220, 102, 9);" title="Vedat özdemir" href="http://www.sinemalar.com/sanatci/257390/Vedat-ozdemir/"&gt;Vedat özdemir&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;                                                                                  &lt;/p&gt;                                                                 &lt;p  style="color: rgb(0, 0, 0);font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b&gt;Görüntü Yönetmeni: &lt;/b&gt;&lt;a target="_blank" style="color: rgb(220, 102, 9);" title="Fairuz Derin Bulut" href="http://www.sinemalar.com/sanatci/269018/Fairuz-Derin-Bulut/"&gt;Fairuz Derin Bulut&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;                                                                                  &lt;/p&gt;                                                                                                                                                              &lt;p  style="color: rgb(0, 0, 0);font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b&gt;Dağıtım: &lt;/b&gt;&lt;a style="color: rgb(220, 102, 9);" target="_blank" href="http://www.sinemalar.com/filmler/dagitim_650/"&gt;Tiglon&lt;/a&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p  style="color: rgb(0, 0, 0);font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b&gt;Gösterim Tarihi: &lt;/b&gt;18 Aralık 2009 (Türkiye)&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style=";font-family:arial;font-size:100%;"  &gt;&lt;br /&gt;Sabah çok sevdiğim arkadaşım  Meltem'de kahvaltı yaptık ve Tv izlerken  NTV de  filmin başrol oyuncularının konuk olduğu bir proğramı izledikten sonra, konusu ve oyuncuları hoşumuza giden bu filme gitme kararı aldık. Saat 16.30 gibi evden çıkıp Airport AVM ye gidip akşam 19.00 seansına biletlerimizi aldık hevesle. Birkaç mağaza gezmesi yemek felan derken filmin başlangıç saatine kavuşuverdik bir anda...&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:100%;"  &gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Bir erkek üç kadını birden sevebilir. Peki üçünü birden aldatabilir mi?"&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:arial;font-size:100%;"  &gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sloganı ile yola çıkan film başlangıç sahnesine bakılırsa gayet iyi görünüyordu.Fakat filmin ilerleyen zamanlarında konunun çok yavaş anlatılması yönünden izlerken insanı yoruyor. Ayrıca filmde kullanılan müzikler çok havada ve çok fazla "Issız Adam" özentili olduğunu hissettiriyor. Film ilerledikçe hep kafamızda sonuna dair düşünceler geçmeye başladı, yaklaşık film devam ederken 3-4 farklı son oluştu kafamda ve fakat hiç biri olmadı. Filmin  sonunun bir türlü tahmin edilememesi en güzel tarafı diyebilirim. Ayrıca filmin son sahnesinde ortaya çıkan bir diyalog çok hoş olmuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Halit Ergenç: Bak işte bunu ben yapmadım." demesi izleyicinin yüzünde hoş bir tebessüm bırakıyor.&lt;br /&gt;Sonuç olarak film sabırlı izleyicler açısından izlenebilir bir film olarak değerlendirebilirim.&lt;br /&gt;Herkese iyi seyirler...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7991143317521028890-2044359880559521110?l=serdardonmez.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serdardonmez.blogspot.com/feeds/2044359880559521110/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://serdardonmez.blogspot.com/2009/12/aci-ask-filmi-uzerine.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7991143317521028890/posts/default/2044359880559521110'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7991143317521028890/posts/default/2044359880559521110'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serdardonmez.blogspot.com/2009/12/aci-ask-filmi-uzerine.html' title='ACI AŞK Filmi üzerine'/><author><name>koceroman</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_9gm0JnCzx5s/Sy6fAoO7b7I/AAAAAAAAACU/qsqGyS5-lsk/s72-c/ask_acisi_haber.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7991143317521028890.post-4418443000059542366</id><published>2009-12-18T13:44:00.000-08:00</published><updated>2010-02-05T08:03:31.798-08:00</updated><title type='text'>Nazım Hikmet'e kulak verelim</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_9gm0JnCzx5s/Syv4qFah_MI/AAAAAAAAACE/PWgaLCpUO54/s1600-h/r_me3v6fh5oygg1beyh8u2.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 421px; height: 233px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_9gm0JnCzx5s/Syv4qFah_MI/AAAAAAAAACE/PWgaLCpUO54/s320/r_me3v6fh5oygg1beyh8u2.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5416696378734804162" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bakın üstad Nazım Hikmet ne demiş bize ders niteliğindeki şiirinde, hemde  yıllar öncesinden bu günümüze ayna tutar gibi ;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;HAYATI ISKALAMA LÜKSÜN YOK SENİN !&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);font-family:lucida grande;font-size:130%;"  &gt;Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına&lt;br /&gt;inanıyorsan ve buna rağmen hala yalnızsan, için rahat&lt;br /&gt;olsun. Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve&lt;br /&gt;yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme&lt;br /&gt;yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya&lt;br /&gt;hazırdır. Hani ağzınla kuş tutsan "Bu kuşun kanadı&lt;br /&gt;neden beyaz değil?" diye bir soruyla bile&lt;br /&gt;karsılaşabilirsin.. İki ucu keskin bıçaktır bu işin.&lt;br /&gt;Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her&lt;br /&gt;zaman. Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur. İyi&lt;br /&gt;halin cezanda indirim sağlamaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen, "Ama senin için şunu yaptım" derken o, "şunu&lt;br /&gt;yapmadın" diye cevap verecektir. Ve ne söylesen&lt;br /&gt;karşılığında mutlaka başka bir iddiayla&lt;br /&gt;karşılaşacaksındır. Üzülme, sen aşkı yaşanması&lt;br /&gt;gerektiği gibi yaşadın. Özledin, içtin, ağladın,&lt;br /&gt;güldün, şarkılar söyledin, düşündün, şiirler yazdın.&lt;br /&gt;"Peki o ne yaptı" deme. Herkes kendinden sorumludur&lt;br /&gt;aşkta. Sen aşkını doya doya yaşarken o kendine&lt;br /&gt;engeller koyuyorsa bu onun sorunu. Bir insan eksik&lt;br /&gt;yaşıyorsa, ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak&lt;br /&gt;için uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için?&lt;br /&gt;Hayatı ıskalama lüksün yok senin. Onun varsa, bırak o&lt;br /&gt;lüksü sonuna kadar yaşasın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her zamanki gibi yaşayacaksın sen. "Acılara tutunarak"&lt;br /&gt;yaşamayı öğreneli çok oldu. Hem ne olmuş yani,&lt;br /&gt;yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil. Sen mutluluğu&lt;br /&gt;hiçbir zaman bir tek kişiye bağlamadın ki.... Epeydir&lt;br /&gt;eline almadığın kitaplar seni bekliyor.Kitap okurken&lt;br /&gt;de mutlu oluyorsun unuttun mu? Kentin hiç görmediğin&lt;br /&gt;sokaklarında gezip yeni yaşamlara tanık olmak da keyif&lt;br /&gt;verecek sana.Yine içeceksin rakını balığın yanında.&lt;br /&gt;Üstelik dilediğin kadar sarhoş olma özgürlüğü de&lt;br /&gt;cabası....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun&lt;br /&gt;asolan yürektir.Yürek sesi ne bilmeyenler, ya da bilip&lt;br /&gt;de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yasadığın&lt;br /&gt;sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter&lt;br /&gt;ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda&lt;br /&gt;duygusunu. Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o&lt;br /&gt;zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler&lt;br /&gt;değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;NAZIM HİKMET&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7991143317521028890-4418443000059542366?l=serdardonmez.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serdardonmez.blogspot.com/feeds/4418443000059542366/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://serdardonmez.blogspot.com/2009/12/hayati-iskalama-luksun-yok-senin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7991143317521028890/posts/default/4418443000059542366'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7991143317521028890/posts/default/4418443000059542366'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serdardonmez.blogspot.com/2009/12/hayati-iskalama-luksun-yok-senin.html' title='Nazım Hikmet&apos;e kulak verelim'/><author><name>koceroman</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_9gm0JnCzx5s/Syv4qFah_MI/AAAAAAAAACE/PWgaLCpUO54/s72-c/r_me3v6fh5oygg1beyh8u2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7991143317521028890.post-6790513734188390406</id><published>2009-12-18T10:58:00.001-08:00</published><updated>2010-02-05T08:03:45.690-08:00</updated><title type='text'>AKŞAM GÖZLÜ ESMER</title><content type='html'>Hani insan bazen "Bu şarkı beni anlatıyor benim için yazılmış"  der. İşte benimde bu şarkıyı dinlediğimde aynı cümleleri kurmuşluğum çoktur.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;HOŞGELDİN&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_9gm0JnCzx5s/SyvcJeDaOeI/AAAAAAAAAB0/4elbmYm1Y3U/s1600-h/CoooC2007_sezen_aksu.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 247px; height: 573px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_9gm0JnCzx5s/SyvcJeDaOeI/AAAAAAAAAB0/4elbmYm1Y3U/s320/CoooC2007_sezen_aksu.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5416665032087452130" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Hiç ummazdım oldu sonbaharda&lt;br /&gt;hediye gibi geldin hoşgeldin&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;seyirlik değil ömürlük olsun&lt;br /&gt;dilerim bu defa bu son olsun&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;seyirlik değil ömürlük olsun&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;bir yastıkta nasip olsun&lt;br /&gt;gel koynuma gel oyunuma gel&lt;br /&gt;akşam gözlü esmer...&lt;br /&gt;safa geldin son ihtimalim&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;bir sana kalmış halım&lt;br /&gt;hoşgeldin..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;seyirlik değil ömürlük olsun&lt;br /&gt;dilerim bu defa bu son olsun&lt;br /&gt;seyirlik değil ömürlük olsun&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;bir yastıkta nasip olsun&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;gel koynuma gel oyunuma gel&lt;br /&gt;akşam gözlü esmer..&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7991143317521028890-6790513734188390406?l=serdardonmez.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serdardonmez.blogspot.com/feeds/6790513734188390406/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://serdardonmez.blogspot.com/2009/12/blog-post.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7991143317521028890/posts/default/6790513734188390406'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7991143317521028890/posts/default/6790513734188390406'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serdardonmez.blogspot.com/2009/12/blog-post.html' title='AKŞAM GÖZLÜ ESMER'/><author><name>koceroman</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_9gm0JnCzx5s/SyvcJeDaOeI/AAAAAAAAAB0/4elbmYm1Y3U/s72-c/CoooC2007_sezen_aksu.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7991143317521028890.post-2716571623019353981</id><published>2009-12-18T10:45:00.000-08:00</published><updated>2010-02-05T08:04:02.138-08:00</updated><title type='text'>AŞK üzerine yazılmış bir roman</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_9gm0JnCzx5s/Syve8-KGPUI/AAAAAAAAAB8/SoCxJZsqBLA/s1600-h/elif-safak-resim.gif"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 368px; height: 292px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_9gm0JnCzx5s/Syve8-KGPUI/AAAAAAAAAB8/SoCxJZsqBLA/s320/elif-safak-resim.gif" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5416668115902020930" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=";font-family:lucida grande;font-size:130%;"  &gt;Başlamam ile bitirmemin neredeyse bir olduğu Elif ŞAFAK'ın "AŞK" romanında geçen 40 kural; &lt;/span&gt;  &lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;b style="font-family: lucida grande;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birinci Kural:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:lucida grande;font-size:130%;"  &gt; Yaradanı hangi kelimelerle tanımladığımız, kendimizi nasıl gördüğümüze ayna tutar. Şayet Tanrı dendi mi öncelikle korkulacak, utanılacak bir varlık geliyorsa aklına, demek ki sende korku ve utanç içindesin çoğunlukla. Yok eğer Tanrı dendi mi evvele aşk, merhamet ve şefkat anlıyorsan, sende de bu vasıflardan bolca mevcut demektir. &lt;/span&gt;  &lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;b style="font-family: lucida grande;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci Kural:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:lucida grande;font-size:130%;"  &gt; Hak Yolu’nda ilerlemek yürek işidir, akıl işi değil. Kılavuzun daima yüreğin olsun, omzun üstündeki kafan değil. Nefsini bilenlerden ol, silenlerden değil!&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;b style="font-family: lucida grande;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üçüncü Kural:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:lucida grande;font-size:130%;"  &gt; Kuran dört seviyede okunabilir. İlk seviye zahire manadır. Sonraki batıni mana. Üçüncü batıninın batınisıdır. Dördüncü seviye o kadar derindir ki kelimeler kifayesiz kalır tarif etmeye.&lt;/span&gt; &lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;b style="font-family: lucida grande;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dördüncü Kural:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:lucida grande;font-size:130%;"  &gt; Kainattaki her zerrede Allah’ın sıfatlarını bulabilirsin, çünkü O camide, mescitte, kilisede, havrada değil her an her yerdedir. Allah’ı görüp yaşayan olmadığı gibi O’nu görüp ölen de yoktur. Kim O’nu bulursa sonsuza dek O’nda kalır.&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;b style="font-family: lucida grande;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beşinci Kural:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:lucida grande;font-size:130%;"  &gt; Aklın kimyası ile aşkın kimyası başkadır. Akıl temkinlidir. Korka korka atar adımlarını. ‘Aman sakın kendini’ diye tembihler. Halbuki aşk öyle mi? Onun tek dediği: ‘bırak kendini, ko gitsin!’&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:lucida grande;font-size:130%;"  &gt;Akıl kolay kolay yıkılmaz. Aşk ise kendini yıpratır, harap düşer. Halbuki hazineler ve defineler yıkıntılar arasında olur. Ne varsa harap bir kalpte var!&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;b style="font-family: lucida grande;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Altıncı Kural:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:lucida grande;font-size:130%;"  &gt; Şu dünyada çatışma, önyargı ve husumetlerin çoğu dilden kaynaklanır. Sen sen ol, kelimelere fazla takılma. Aşk diyarında dil zaten hükmünü yitirir. Aşık dilsiz olur.&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;b style="font-family: lucida grande;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yedinci Kural:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:lucida grande;font-size:130%;"  &gt; Şu hayatta tek başına inzivada kalarak, sadece kendi sesinin yankısını duyarak, Hakikat’i keşfedemezsin. Kendini ancak bir başka insanın aynasında tam olarak görebilirsin.&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;b style="font-family: lucida grande;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sekizinci Kural:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:lucida grande;font-size:130%;"  &gt; Başına ne gelirse gelsin, karamsarlığa kapılma. Bütün kapılar kapansa bile, sonunda O sana kimsenin bilmediği bir patika açar. Sen şu anda göremesen de, dar geçitler ardında nice cennet bahçeleri var. Şükret! İstediğini elde edince şükretmek kolaydır. Sufi, dileği gerçekleşmediğinde de şükredebilendir.&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;b style="font-family: lucida grande;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dokuzuncu Kural:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:lucida grande;font-size:130%;"  &gt; Sabretmek öyle durup beklemek değil, ileri görüşlü olmak demektir. Sabır nedir? Dikene bakıp gülü, geceye bakıp gündüzü tahayyül edebilmektir. Allah aşıkları sabrı gülbeşeker gibi tatlı tatlı emer, hazmeder. Ve bilirler ki, gökteki ayın hilalden dolunaya varması için zaman gerekir.&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;b style="font-family: lucida grande;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onuncu Kural:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:lucida grande;font-size:130%;"  &gt; Ne yöne gidersen git, -Doğu, Batı, Kuzey ya da Güney -çıktığın her yolculuğun içine doğru bir seyahat olarak düşün! Kendi içine yolculuk eden kişi sonunda arzı dolaşır. &lt;/span&gt; &lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;b style="font-family: lucida grande;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;On Birinci Kural:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:lucida grande;font-size:130%;"  &gt; Ebe bilir ki sancı çekilmeden doğum olmaz, ana rahminden bebeğe yol açılmaz. Senden yepyeni ve taptaze bir “Sen” zuhur edebilmesi için zorluklara, sancılara hazır olman gerekir.&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;b style="font-family: lucida grande;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;On İkinci Kural:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:lucida grande;font-size:130%;"  &gt; Aşk bir seferdir. Bu sefere çıkan her yolcu, istese de istemese de tepeden tırnağa değişir. Bu yollara dalıp da değişmeyen yoktur.&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;b style="font-family: lucida grande;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;On Üçüncü Kural:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:lucida grande;font-size:130%;"  &gt; Şu dünyada semadaki yıldızlardan daha fazla sayıda sahte hoca şeyh şıh var. Hakiki mürşit seni kendi içine bakmaya ve nefsini aşıp kendindeki güzellikleri bir bir keşfetmeye yönlendirir. Tutup da ona hayran olmaya değil.&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;b style="font-family: lucida grande;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;On Dördüncü Kural:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:lucida grande;font-size:130%;"  &gt; Hakk’ın karşısına çıkardığı değişimlere direnmek yerine, teslim ol. Bırak hayat sana rağmen değil seninle beraber aksın.” Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir “diye endişe etme. Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını?&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;b style="font-family: lucida grande;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;On Beşinci Kural:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:lucida grande;font-size:130%;"  &gt; “Allah, içte ve dışta her an hepimizi tamama erdirmekle meşguldur. Tek tek hepimiz tamamlanmamış bir sanat eseriyiz. Yaşadığımız her hadise, attığımız her badire eksiklerimizi gidermemiz için tasarlanmıştır. Rab noksanlarımızla ayrı ayrı uğraşır çünkü beşeriyet denen eser, kusursuzluğu hedefler.”&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;b style="font-family: lucida grande;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;On Altıncı Kural:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:lucida grande;font-size:130%;"  &gt; Kusursuzdur ya Allah, O’nu sevmek kolaydır. Zor olan hatasıyla sevabıyla fani insanları sevmektir. Unutma ki kişi bir şeyi ancak sevdiği ölçüde bilebilir. Demek ki hakikaten kucaklamadan ötekini, Yaradan’dan ötürü yaratılanı sevmeden, ne layıkıyla bilebilir, ne layıkıyla sevebilirsin.&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;b style="font-family: lucida grande;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;On Yedinci Kural:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:lucida grande;font-size:130%;"  &gt; Esas kirlilik, dışta değil içte, kisvede değil kalpte olur. Onun dışındaki her leke ne kadar kötü görünürse görünsün, yıkandı mı temizlenir, suyla arınır. Yıkamakla çıkmayan tek pislik kalplerde yağ bağlamış haset ve art niyettir.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="font-family: lucida grande;"&gt;On Sekizinci Kural:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:lucida grande;font-size:130%;"  &gt; Tüm kainat olanca katmanları ve karmaşasıyla insanın içinde gizlenmiştir. Şeytan dışımızda bizi ayartmayı bekleyen korkunç bir mahluk değil, bizzat içimizde bir sestir. Şeytanı kendinde ara; dışında, başkalarında değil. Ve unutma ki nefsini bilen Rabbini bilir. Başkalarıyla değil, sadece kendiyle uğraşan insan, sonunda mükafat olarak Yaradan’ı tanır.&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;b style="font-family: lucida grande;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;On Dokuzuncu Kural:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:lucida grande;font-size:130%;"  &gt; Başkalarından saygı, ilgi ya da sevgi bekliyorsan, önce sırasıyla kendine borçlusun bunları. Kendini sevmeyen birinin sevilmesi mümkün değildir. Sen kendini sevdiğin halde dünya sana diken yolladı mı sevin. Yakında gül yollayacak demektir.&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;b style="font-family: lucida grande;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yirminci Kural:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:lucida grande;font-size:130%;"  &gt; Yolun ucunun nereye varacağını düşünmek beyhude bir çabadan ibarettir. Sen sadece atacağın ilk adımı düşünmekle yükümlüsün. Gerisi zaten kendiliğinden gelir.&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;b style="font-family: lucida grande;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yirmi Birinci Kural:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:lucida grande;font-size:130%;"  &gt; Hepimiz farklı sıfatlarla sıfatlandırıldık. Şayet Allah herkesin tıpatıp aynı olmasını isteseydi, hiç şüphesiz öyle yapardı. Farklılıklara saygı göstermemek, kendi doğrularını başkalarına dayatmaya kalkmak, Hak’ın mukaddes nizamına saygısızlık etmektir.&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;b style="font-family: lucida grande;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yirmi İkinci Kural:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:lucida grande;font-size:130%;"  &gt; Hakiki Allah aşığı bir meyhaneye girdi mi orası ona namazgah olur. Ama bekri aynı namazgaha girdi mi orası ona meyhane olur. Şu hayatta ne yaparsak yapalım, niyetimizdir farkı yaratan, suret ile yaftalar değil.&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;b style="font-family: lucida grande;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yirmi Üçüncü Kural:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:lucida grande;font-size:130%;"  &gt; Yaşadığımız hayat elimize tutuşturulmuş rengarenk ve emanet bir oyuncaktan ibaret. Kimisi oyuncağı o kadar ciddiye alır ki ağlar, perişan olur onun için. Kimisi eline alır almaz şöyle bir kurcalar oyuncağı, kırar ve atar. Ya aşırı kıymet verir, ya kıymet bilmeyiz.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:lucida grande;font-size:130%;"  &gt;Aşırılıklardan uzak dur. Sufi ne ifrattadır ne tefritte. Sufi daima orta yerde…&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;b style="font-family: lucida grande;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yirmi Dördüncü Kural:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:lucida grande;font-size:130%;"  &gt; Madem ki insan eşref-i mahlukattır, yani varlıkların en şereflisi, attığı her adımda Allah’ın yeryüzündeki halifesi olduğunu hatırlayarak, buna yakışır soylulukta hareket etmelidir. İnsan yoksul düşse, iftiraya uğrasa, hapse girse, hatta esir olsa bile, gene de başı dik, gözü pek, gönlü emin bir halife gibi davranmaktan vazgeçmemelidir.&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;b style="font-family: lucida grande;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yirmi Beşinci Kural:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:lucida grande;font-size:130%;"  &gt; Cenneti ve cehennemi illa ki gelecekte arama. İkisi de şu an burada mevcut. Ne zaman birini çıkarsız, hesapsız ve pazarlıksız sevmeye başarsak, cennetteyiz aslında. Ne vakit birileriyle kavgaya tutuşsak; nefrete, hasede ve kine bulaşsak, tepetaklak cehenneme düşüveririz.&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;b style="font-family: lucida grande;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yirmi Altıncı Kural:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:lucida grande;font-size:130%;"  &gt; Kainat yekvücut, tek varlıktır. Her şey ve herkes görünmez iplerle birbirine bağlıdır. Sakın kimsenin ahını alma; bir başkasının hele hele senden zayıf olanın canını yakma. Unutma ki dünyanın öte ucunda tek bir insanın kederi, tüm insanlığı mutsuz edebilir. Ve bir kişinin saadeti, herkesin yüzünü güldürebilir.&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;b style="font-family: lucida grande;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yirmi Yedinci Kural:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:lucida grande;font-size:130%;"  &gt; Şu dünya bir dağ gibidir, ona nasıl seslenirsen o da sana sesleri öyle aksettirir. Ağzından hayırlı bir laf çıkarsa, hayırlı bir laf yankılanır. Şer çıkarsa, sana gerisin geri şer yankılanır.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:lucida grande;font-size:130%;"  &gt;Öyleyse kim ki senin hakkında kötü konuşur, sen o insan hakkında kırk gün kırk gece sadece güzel sözler et. Kırk günün sonunda göreceksin her şey değişmiş olacak. Senin gönlün değişirse, dünya değişir.&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;b style="font-family: lucida grande;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yirmi Sekizinci Kural:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:lucida grande;font-size:130%;"  &gt; Geçmiş zihinlerimiz kaplayan bir sis bulutundan ibaret. Gelecek ise başlı başına bir hayal perdesi. Ne geleceğimizi bilebilir, ne geçmişimizi değiştirebiliriz. Sufi daima şu an’ın hakikatini yaşar.&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;b style="font-family: lucida grande;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yirmi Dokuzuncu Kural:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:lucida grande;font-size:130%;"  &gt; Kader, hayatımızın önceden çizilmiş olması demek değildir. Bu sebepten” ne yapalım kaderimiz böyle “ deyip boyun bükmek cehalet göstergesidir. Kader yolun tamamı değil sadece yol ayırımlarını verir. Güzergah bellidir ama dönemeç ve sapaklar yolcuya aittir. Öyleyse ne hayatın hakimisin, ne de hayat karşısında çaresizsin.&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;b style="font-family: lucida grande;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Otuzuncu Kural:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:lucida grande;font-size:130%;"  &gt; Hakiki Sufi öyle biridir ki başkaları tarafından kınansa, ayıplansa, dedikodusu yapılsa, hatta iftiraya uğrasa bile, o ağzını açıp da kimse hakkında tek kelime kötü laf etmez. &lt;/span&gt; &lt;span style=";font-family:lucida grande;font-size:130%;"  &gt;Sufi kusur görmez. Kusur örter.&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;b style="font-family: lucida grande;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Otuz Birinci Kural:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:lucida grande;font-size:130%;"  &gt; Hakk’a yaklaşabilmek için kadife gibi bir kalbe sahip olmalı. Her insan şu veya bu şekilde yumuşamayı öğrenir. Kimi bir kaza geçirir, kimi ölümcül bir hastalık; kimi ayrılık acısı çeker; kimi maddi kayıp… Hepimiz kalpteki katılıkları çözmeye fırsat veren badireler atlatırız. Ama kimimiz bundaki hikmeti anlar ve yumuşar; kimimiz ise, ne yazık ki daha da sertleşerek çıkar.&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;b style="font-family: lucida grande;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Otuz İkinci Kural:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:lucida grande;font-size:130%;"  &gt; Aranızdaki bütün perdeleri tek tek kaldır ki, Tanrı’ya saf bir aşkla bağlanabilesin. Kuralların olsun ama kurallarını başkalarını dışlamak yakut yargılamak için kullanma. Bilhassa putlardan uzak dur, dost. Ve sakın kendi doğrularını putlaştırma. İnancın büyük olsun ama inancınla büyüklük taslama!&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;b style="font-family: lucida grande;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Otuz Üçüncü Kural:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:lucida grande;font-size:130%;"  &gt; Bu dünyada herkes bir şey olmaya çalışırken sen HİÇ ol. Menzilin yokluk olsun. İnsanın çömlekten farkı olmamalı. Nasıl çömleği tutan dışındaki biçim değil, içindeki boşluk ise, insanı ayakta tutan da benlik zannı değil, hiçlik bilincidir.&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;b style="font-family: lucida grande;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Otuz Dördüncü Kural:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:lucida grande;font-size:130%;"  &gt; Hakk’a teslimiyet ne zayıflık ne edilgenlik demektir. Tam tersine, böylesi bir teslimiyet son derece güçlü olmayı gerektirir. Teslim olan insan çalkantılı ve girdaplı sularda debelenmeyi bırakır; emin bir beldede yaşar.&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;b style="font-family: lucida grande;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Otuz Beşinci Kural:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:lucida grande;font-size:130%;"  &gt; Şu hayatta ancak tezatlarla ilerleyebiliriz. Mümin içindeki münkirle tanışmalı, Tanrıya inanmayan kişi ise içindeki inananla. İnsan-ı Kamil mertebesine varana kadar gıdım gıdım ilerler kişi. Ve ancak tezatları kucaklayabildiği ölçüde olgunlaşır.&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;b style="font-family: lucida grande;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Otuz Altıncı Kural:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:lucida grande;font-size:130%;"  &gt; Hileden, desiseden endişe etme. Eğer birileri san tuzak kuruyor, zarar vermek istiyorsa, Tanrı’da onlara tuzak kuruyordur. Çukur kazanlar o çukura kendileri düşer. Bu sistem karşılıklar esasına göre işler. Ne bir katre hayır karşılıksız kalır, ne bir katre şer.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:lucida grande;font-size:130%;"  &gt;O’nun bilgisi dışında yaprak bile kımıldamaz. Sen sadece buna inan!&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;b style="font-family: lucida grande;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Otuz Yedinci Kural:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:lucida grande;font-size:130%;"  &gt; Tanrı kılı kırk yararak titizlikle çalışan bir saat ustasıdır. O kadar dakiktir ki sayesinde her şey tam zamanında olur. Ne bir saniye erken, ne bir saniye geç. Her insan için bir aşık olma zamanı vardır, bir de ölme zamanı.&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;b style="font-family: lucida grande;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Otuz Sekizinci Kural:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:lucida grande;font-size:130%;"  &gt; ’Yaşadığım hayatı değiştirmeye, kendimi dönüştürmeye hazır mıyım?’ diye sormak için hiçbir zaman geç değil. Kaç yaşında olursak olalım, başımızdan ne geçmiş olursa olsun, tamamen yenilenmek mümkün.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:lucida grande;font-size:130%;"  &gt;Tek bir gün bile tıpatıp aynıysa yazık. Her an her nefeste yenilenmeli. Yepyeni bir yaşama doğmak için ölmeden önce ölmeli. &lt;/span&gt;  &lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;b style="font-family: lucida grande;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Otuz Dokuzuncu Kural:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:lucida grande;font-size:130%;"  &gt; Noktalar sürekli değişse de bütün aynıdır. Bu dünyadan giden bir hırsız için bir hırsız daha doğar. Ölen her dürüst insanın yerini bir dürüst insan alır. Hem bütün hiçbir zaman bozulmaz, her şey yerli yerinde kalır, merkezinde… Hem de bir günden bir güne hiçbir şey aynı olmaz.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:lucida grande;font-size:130%;"  &gt;Ölen her Sufi için Yeni bir Sufi daha doğar.&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;b style="font-family: lucida grande;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kırkıncı Kural:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:lucida grande;font-size:130%;"  &gt; Aşksız geçen bir ömür beyhude yaşanmıştır. Acaba ilahi aşk peşinde mi koşmalı, mecazi mi, yoksa dünyevi, semavi ya da cismani diye sorma! Ayrımlar ayrımları doğurur. AŞK’ın ise hiçbir sıfat ve tamlamaya ihtiyacı yoktur.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:lucida grande;font-size:130%;"  &gt;Başlı başına bir dünyadır aşk. Ya tam ortasındasındır, merkezinde, ya da dışındasındır, hasretinde.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7991143317521028890-2716571623019353981?l=serdardonmez.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serdardonmez.blogspot.com/feeds/2716571623019353981/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://serdardonmez.blogspot.com/2009/12/ask.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7991143317521028890/posts/default/2716571623019353981'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7991143317521028890/posts/default/2716571623019353981'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serdardonmez.blogspot.com/2009/12/ask.html' title='AŞK üzerine yazılmış bir roman'/><author><name>koceroman</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_9gm0JnCzx5s/Syve8-KGPUI/AAAAAAAAAB8/SoCxJZsqBLA/s72-c/elif-safak-resim.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
